ABD Tarım Bakanlığı Dış Tarım Servisi (USDA FAS) tarafından yayımlanan küresel tarım değerlendirmesine göre, Türkiye’nin 2026/27 pazarlama yılında Antep fıstığı rekoltesi yüzde 10’a yaklaşan bir artışla 130 bin tona yükselecek. Raporda, içinde bulunduğumuz dönemin üretim açısından “var yılı” sayılmasına karşın, beklentinin geçmiş “var yılları” ile kıyaslandığında sınırlı kaldığı vurgulandı.
Rapordan öne çıkanlar
Piyasa kaynakları, 2024/25 döneminde görülen rekor hasadın ardından ağaçların hâlâ toparlanma sürecinde olduğuna, ayrıca geçen yılki donun kalıcı etkilerinin sürdüğüne dikkat çekiyor. Bahar aylarında bazı üretim bölgelerinde yaşanan dolu yağışının da bu tablonun şekillenmesinde payı bulunduğu ifade edildi.
İklim koşulları hasadı geciktirdi, gelecek yıl için umut artırdı
Antep fıstığında üretimin büyük ölçüde yağışa dayalı olduğu Türkiye’de, 2025 kışı ve 2026 ilkbaharında tüm bölgelerde, özellikle de Güneydoğu Anadolu’da tatmin edici düzeyde yağış alındı. Temmuz ve ağustosun mevsim normallerine göre daha serin geçmesi nedeniyle hasat 1 ila 3 hafta gecikti. Buna karşılık yağışların yeraltı su seviyelerini yükseltmesi, önümüzdeki yılın ürününe olumlu yansıyacak bir zemin hazırlıyor.
Ağaç varlığı artıyor, üretici Siirt çeşidine yöneliyor
TÜİK verileri, pazarlama yılı başında meyve veren ağaç sayısının yüzde 2 artışla 63,5 milyona ulaştığını ortaya koyuyor. Meyve vermeyen genç ağaç sayısındaki artış ise daha dikkat çekici: yüzde 42 yükselişle 38,3 milyon. Gaziantep, Şanlıurfa, Siirt ve Diyarbakır’daki yatırımların sürdüğü; üreticilerin, dönemsellik etkisi daha zayıf olan Siirt çeşidine yöneldiği belirtiliyor.
Fiyatlar tüketimi baskılıyor
İç piyasada yükselen fiyatlar ve tatlı sanayindeki maliyet artışları, 2026/27 pazarlama yılı tüketim tahmininin yüzde 15 azalarak 140 bin tona gerilemesine yol açıyor. Ağustos 2026 itibarıyla perakende fiyatların Türk lirası cinsinden geçen yıla göre yaklaşık yüzde 50 artmış olması bu eğilimi destekliyor.
Dış ticaret ve stok görünümü
USDA FAS, 2026/27 döneminde Türkiye’nin Antep fıstığı ihracatını 40 bin ton, ithalatını ise işleme ve yeniden ihracat (re-export) amacıyla 50 bin ton düzeyinde öngörüyor. Yıl sonu devir stoklarının 165 bin ton civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Bu tablo, iç talepteki yavaşlamaya karşın arzın görece güçlü kaldığı bir döneme işaret ediyor.
“Var yılı” etkisi ve piyasa dengesi
Antep fıstığında yıllar arası verim dalgalanması olarak bilinen “var yılı”/“yok yılı” döngüsü, 2026/27 beklentilerinde de kendini gösteriyor. 2024/25’teki rekor üretim, ağaçların enerji dengesini etkilemiş durumda. Buna geçen yıl yaşanan don ve bu yılın ilkbaharındaki dolu hasarı eklendiğinde, üretim cephesindeki iyileşme sınırlı kalırken, yağışların olumlu etkisi daha çok bir sonraki sezona yönelik iyimserlik yaratıyor.
Genel değerlendirme
Sonuç olarak, 2026/27’de Antep fıstığı üretiminde 130 bin tonluk bir hacim bekleniyor. Ağaç varlığındaki artış orta vadede potansiyeli güçlendirirken, fiyatlardaki yükselişin iç tüketimi aşağı çekmesi ve hasat takvimindeki gecikmenin işleme zincirine yansıması olası görünüyor. Dış ticaret tarafında ise işleme odaklı ithalat ve istikrarlı ihracatın, yüksek devir stoklarıyla birlikte piyasayı dengelemesi bekleniyor.







Yorumlar