Çakmak, Türkiye’nin 2013 yılından bu yana dünya un ihracatında lider konumda olduğunu hatırlatarak, son zamanlarda bu alanda belirgin bir düşüş yaşandığını dile getirdi. İlk çeyrek verilerinin, mevcut eğilim devam ederse yıl sonunda ihracatın 2 milyon ton seviyelerine inebileceğini gösterdiğini belirtti.
Konuya dair en dikkat çekici noktaların başında Irak pazarı geldi. Çakmak, sınır geçişleri, tahsilat süreçleri ve döviz kuru farklarından kaynaklanan kayıpların, Türk un sanayicisinin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini ifade etti.
Bir diğer önemli veri ise kapasite kullanım oranları ile ilgiliydi. Türkiye’de toplam 472 un fabrikası bulunduğunu, bunların 379’unun aktif olarak çalıştığını kaydeden Çakmak, buna rağmen kapasite kullanım oranının ortalama yüzde 45 seviyelerinde kaldığını söyledi. Bu durum, sektörün güçlü üretim altyapısına sahip olmasına rağmen ticari açıdan büyük bir baskı altında olduğunu gözler önüne seriyor.
Çakmak, tam buğday unu, zenginleştirme uygulamaları, finansmana erişim ve ürün bazlı destekleme mekanizmaları gibi konularda sektörün daha net, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir çerçeveye ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.

