Merkez üssü Kahramanmaraş olan depremler, Gaziantep’te ciddi bir yıkıma yol açtı. Bir gecede birçok yuva yerle bir oldu, sevdiklerimiz enkaz altında kaldı ve umutlar bir çırpıda söndü. Günün aydınlanmasıyla birlikte geride yalnızca gözyaşı, çaresizlik ve tarifsiz bir acı kaldı.
Aradan geçen zamana rağmen, Gaziantep’teki acı her geçen gün tazeliğini koruyor. 6 Şubat’ta hayatını kaybedenler, kent genelindeki anma etkinlikleriyle yeniden anıldı. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber mezarlıklar dolup taşarken, eller titreyerek toprağa ulaşmaya çalıştı ve fısıltılar halinde edilen dualar, gökyüzüne yükseldi.
O gün kaybedilenler yalnızca hayatlardan ibaret değildi…
Çocukların kahkahaları sustu, sofralar boş kaldı, sokaklar sessizliğe büründü. Hayatta kalanlar, sevdiklerinin adını kalplerinde taşırken, yaşamaya devam etme mücadelesi verdiler.
Gaziantep’te 6 Şubat tarihi sadece bir takvim yaprağı değil; aynı zamanda derin bir yara, unutulmaz bir hatıra ve sürekli bir uyarı olarak kalmaya devam ediyor. Unutulmayan bu acı, kaybedilen hayatların hatırasına duyulan saygıyla her yıl yeniden hissediliyor.

