Burak Yılmaz Olayı
Türkiye’de büyük futbol takımlarında forma giymiş yalnızca iki futbolcu bulunmaktadır. Bunlardan biri Sergen Yalçın diğeriyse Burak Yılmaz’dır.
Türkiye nüfusunun 86 milyonda bu iki isim, spor dünyasında sıradan bir sporcu olmadıklarının kanıtıdır. Sergen Yalçın, büyük takımlardan sonra kariyerine, örneğin Şekerspor, Siirt Jetpa, İstanbulspor ve Eskişehirspor gibi takımlarda devam etmiştir.
Burak Yılmaz ise 37 yaşında, Fransa’nın Lille takımında kaptanlık yaparak şampiyonluk yaşamıştır. Ayrıca, Çin Ligi’nde de oynamıştır.
Kendine has bir karaktere sahip olan Yılmaz, milli takımda dahi kayıtsız kalamayacak kadar yüksek bir özgüvene sahiptir.
Teknik adamlık kariyerine bakacak olursak, Şenol Güneş’in yanında Beşiktaş’ta yardımcı hoca olarak görev almıştır. Ancak Güneş’in ayrılmasının ardından çantasını toplayarak gitmek yerine Fulya’da başkan Ahmet Nur Çebi’nin yanında kalmayı tercih etmiştir.
Bunun akabinde gelen başarısızlık ve sonrasında ayrılıklar yaşanmıştır. Kasımpaşa ve Kayserispor’daki süreçler, Gaziantep FK’daki gibi saha içi disiplini ve taktik anlayışı açısından yeterli görünse de, Yılmaz’ın öfke kontrolü konusunda zayıf kaldığı, medyaya ve tribünlere karşı aşırı reaksiyon gösterdiği dikkat çekmektedir.
Kısaca, zor zamanlarda savaşıp kalmak yerine koşullardan kaçarak gitmeyi tercih etmiştir. Kaptanlık ve liderlik ustalığının, her daim durağan bir denizde değil, zorda belli olacağı unutulmamalıdır.
Futbol dünyasında, yedi maçta elde edilen 17 puanla tribünlerin gözdesi haline gelme, şehrin caddelerinde resimlerinin asılması ve başkan ile yöneticilerin galibiyet sonrası kutlamalarında ön planda olması Burak Yılmaz’ın geçmişteki başarıları arasındadır.
Ancak sonrasında, yedi maçta yalnızca altı puanda kalınmasıyla tribünlerden gelen olumsuz tepkiler, Burak Yılmaz’ın klasik karşılıkları ve ardından yaşanan istifalarla sonuçlanan 14 maçlık bir dönemin sonu gelmiştir.
Burak Yılmaz’ın durumu sorgulanabilir fakat asıl sorgulanması gereken unsurlar vardır. Bu kulüp neden son on yılda 20 teknik direktör değişikliği yaşamıştır? Neden 10 yılda 10 başkan ve yüzlerce yönetici değiştirilmiştir? Neden 10 yılda 200’den fazla futbolcu transfer edilmiştir? Kulüp altyapısından neden yeterince futbolcu çıkmamaktadır? Taraftar profili, neden 27 liralık bileti dahi almaktan kaçınmaktadır ve neden bedavacılığa alıştırılmıştır?
Asıl sorgulanması gereken konular bunlardır.
Bir Burak Yılmaz gider, ama binlerce Burak sırada bekler. Çünkü onlar eleman, bu şehir patron durumundadır, fakat bunu anlayan ve hisseden biri gerekli.
Bu nedenle bu şehrin Burak Yılmaz gibi bireylere değil, futbol aklına ve ahlakına ihtiyaç vardır.

